Galatasaray Zil Sesleri APK - Windows Için Indir - Son Sürüm 1.0

ne kadar kolay şerefsizsin galatasaray Onun yaladığı zamanlarda İslâm memleketleri önce Haçlılar tarafından yakılmış, yıkılmış, sonra dokudan gelen Moğollar da vahşi kurtlar gibi saldırmışlardır. Ancak 1530 yılında İncil; I. Fransuva (François) tarafından Fransızcaya, VIII. BÂNET SUÂD (: KASÎDE-İ BÜRDE) VE SÜHREVERDÎ’NİN TAHMİSİ Bânet Suâd Kasidesi, İslam dünyasında geniş bir alakaya ulaşmış, bir çok şerh ve taliki yapılmıştır. Ebü Câfer Bîrî Endülüsî, kendi üstadlarından şöyle nakletmektedir: “Alimlerden birisi, meclislerinde konuşmasına Bânet Suâd Kasidesini okuyarak başlardı. ’ buyurdu. Ben de, hayatım boyunca zikrin akabinde onu terketmemeye yemin etti’ İşte o mübarek kaside, Şeyh İmam Kutbu’l-Evliya Şihabuddîn Sühreverdî kuddise sırruhu’l-azîz ve Şeyh Mardînî rahimehullahu Teâlâ rahmeten vâsiaten’in iki tahmisiyle birlikte şudur: (Buradan itibaren tahmis başlamaktadır.)’ “ 5 Bânet Suâd (: Kasîde-i Bürde) Kasidesi Ka’b, zeki, karşısında muaraza yapılamayan bir şairdi. Ka’b, kardeşine İslam’dan dönmesini emreden bir mektup gönderdi. Peygamber Efendimizin bir mucizesini şöyle anlatır: “Çölde bir Arap kervanı susuz kalmıştı. Aziz Peygamber Efendimiz, kendi Ümmetini "Ümmeti Merhume" ezilen, zulüm gören ümmet olarak tavsif buyurmuşlardır. Mustafa sallallâhü aleyhi ve sellem Efendimiz, onlara yardım etmek için teşrif buyurdu. Güneş sizin için doğacaktır.

Halil, forma numarasıyla ilgili olarak, "Fatih Hoca ile çalıştığım için mutluyum. Numara olarak bana çok numara kalmamıştı. Babamın doğum tarihi olan numarayı seçmek isterdim. Bu yüzden 67." sözleriyle konuşmasını noktaladı. İslâm'ın kalesi olan yurdumuzu da çökertmek amacı ile içimize kurt Yazılar 137 düşürmekte, bölücü örgütleri beslemektedirler. İslâm'ın sonsuza kadar yaşayacağından bahsediyor. Muhammed'in getirdiği dinin sonsuza kadar yalayacağını müjdeledi. Fakat Hz. Muhammed’in getirdiği dine bak. Müslümanların zulme, işkenceye sabırla dayanacaklarını fakat sonunda Hz. İslâm düşmanı olan Batılılar, Cezayir’de, Afganistan'da Müslümanları birbirine ile kırdırmaktadırlar, BosnalIlar Müslüman olmasalardı da Hıristiyan olsalardı insan haklarından dem vuran Avrupa milletlerinin gözü önünde zulme, işkenceye uğrarlar mıydı? Galatasaray ile Lazio, son olarak 2015-2016 sezonunda UEFA Avrupa Ligi son 32 turunda karşılaştı. Nihayet kaside, bu sevginin zirvesinde, kendi tecrübelerine davetle ve yaşadıklarının yüceliğini ortaya koyan misallerle son bulmaktadır. Yüklendiler, Heves ve sevginin örtüsünü, kendini rüsva edenler." "Eğer sırrı ifşa ederlerse, onların kanları akıtılır. Bu ahenk içinde ruhi bir sevginin infialleri, acıları, acılarındaki hazları; Sühreverdî’nin vicdanî olarak kendi tecrübelerinde hissettiklerini okuyucusuna tat veren bir musiki ve birbirine bağlı tecrübelerin oluşturduğu bir senfoni 142 Yazılar şeklinde serdedilmektedir. Şeklindeki üslubun muhteşemliğinin yanında, Sühreverdî’nin duygu ve düşüncelerini tasviri de tesirli bir anlatım içerir.

Sühreverdî’nin en meşhur kasidesi olan bu kasidede Şeyhu’l-İşrâk, felsefesini sanki özetlemiş, nesir eserlerinde anlattığı yolun heyecanını müteellih olmaya talib olana tattırmaya çalışmıştır. Genel olarak bakıldığında Sühreverdî, sanki ilahi aşk şarabını felsefesinin temeli olan nurun yerinde kullanmış ve onun vücûdun kendisi olduğunu; onu içenin varlığa geldiğini haber vermiştir. O zenci, o Habeşi köle, beyazlandı, Gece gibi simsiyah olan yüzü, ayın on dördü gibi aydınlandı, gündüz gibi nurlandı. Ey faydalar elde eden köle, kendine gel de, yola düş, susuzlara suyunu götür.' diye buyurdu. Sen hemen yola düş, hızla gitmeye bak.' Köle Hz, Mustafa'nın ellerine yüzünü sürdü, o mübarek elleri aşıkçasına öptü, öptü, Resulullah, mübarek elini onun yüzüne sürdü ve onu ebedi saadete eriştirdi. Yusuf gibi oldu. Ona "Haydi, köyüne yit de hali anlat, haber ver.” diye buyurdu. Köle elsiz, ayaksız bir hale gelmiş, mest olmuştu. Gidiyordu ama elini ayağından ayırt edemiyordu. Kervandan ayrıldı, İki dolu tulumla efendisinin yanına geldi. Efendisi, onu, uzaktan beyazlamış görünce, şaşırdı. Şaşkınlığından o köyün halkını çağırdı. "Bu su tulumu, bizim tulumumuz,' dedi. Hz, Mevlâna’nın nasıl "Malik oğlu Enes'ten rivayet edilmiştir. Bir kimse ona misafirliğe gitmişti. O misafir hikaye etmiştir ki, Enes Hazretleri, yemekten sonra peşkirinin sararmış, solmuş, kirlenmiş olduğunu gördü. 132 Yazılar Hizmetçi kıza: “Şu kirli ve bulaşık peşkiri bir an için olsun tandıra atıver.' dedi. O anlayıştı kız, hemen peşkiri ateşle dolu tandıra attı. Misafirlerin hepsi, bu işe şaştılar, peşkirden dumanlar çıkacağını, yanıp kül olacağını bekliyorlardı. Bir müddet sonra hizmetçi kız, kirlerden temizlenmiş, beyazlaşmış peşkiri tandırdan çıkardı. Orada bulunanlar, 'Ey Aziz Sahabi’ dediler, “Bu peşkiri nasıl oldu da ateş yakmadı, üstelik bir de temizledi?” Enes Hazretleri buyurdu ki; Mustafa (sallallâhü aleyhi ve sellem) bu peşkire çok defa elini, ağzım sildi de ondan," Ey ateşten ve azabdan korkan gönül, öyle bir et, öyle bir dudak sahibine yaklaş.

Çünkü o, bu kasidesinde, aşk ve şarabını sembolik anlamlarıyla nurun ve inikas eden şuaları yerinde hakîkate ulaşmayı göstermek için vasıta olarak kullanmış ve okuyucusunu buna davet etmiştir. Eve dönerken acele etmek için bir ihtiyaç duymuyordu içinde, örnek olarak. Ey Peygamberlerin şahı, için rahat olarak mübarek bir uyku ile uyu. Onu anlatabilmem için bana içki verin. Paris’in varoşlarındaki fabrikalar başka yerlere taşındığı için binlerce işçi işsiz kalmıştır. Kralı ve kamuoyunu aydınlatmak için gazetelerde yazı üstüne yazı yazarlar… Bizi birbirimize düşürerek, güzel Anadolu’muzu parçalamak için harekete geçimlerdir. Bu nedenle de Sultan Süleyman bu bekleme nedeniyle burada muharebe için uygun mevsimi harcar… O mübarek el ve ağız, peşkir gibi cansız bir şeye böyle bir yücelik böyle bir şeref verirse, bir aşığın ruhuna neler verir? Senin şeref ve şanını günden güne artırırım. Galatasaray takımının bugünkü deplasman performansını irdelerken, son 3 yıldır zaten bunun sıkıntısın yaşadığını ve bu dış saha oyunlarının ne kadar güçsüz ve zayıf olduğunu geçtiğimiz yıllarda da görmüştük. Zaten Selim de, bu miktarı ona kimin söylediğini ve bu sayının nereden aklında kaldığını bilmiyor. Bu temel konunun ilerlemesi ve gelişmesindeki ahenk de, kasidede açıktır. Sen ölsen de, Kur'an ve İslâm dîni ölmez. Senin dinine kastedenler, senin Kur'an ve Hadislerine el uzatamayacaklardır.

Diğer Yazılar